1 Mart 2015 Pazar

Asla Geç Değil!!!


* Goethe en büyük eseri Faust’u 81 yaşında yazdı.
* Kristof Kolomb Amerika’yı keşfe çıktığında 50 yaşını çoktan geçmişti.
* Pasteur kuduz aşısını bulduğunda 60 yaşındaydı.
* Mimar Sinan, Selimiye Camisini yaptığında 86 olmuştu.
* Ressam Titian “Lehanto Savaşı” tablosunu 99 yaşında ölmeden birkaç yıl önce tamamladı.
*Charlie  Chaplin,76 yaşında hala film yönetmenliği yapıyordu.
*Astronom Laplace,ölmeden hemen önce şöyle demiştir;”Bildiklerimiz hiçbir şey,bilmediklerimiz muazzam…”Son ana kadar işinin başında olan Laplace öldüğünde 78 yaşında idi.

        Örnekleri çoğaltmak mümkün. “Elbetteki Erken Kalkan Erken Yol Alır.” Ama hiçbir şey için asla geç değil. Ben de 41 yaşında Blog a yazmaya başladım ;))

Başarının Yolu

Başarının Yolu
Gary Player uzun yıllar yerel ve uluslar arası golf turnuvalarında başarıyla oynayan usta bir golf oyuncusuydu. İnsanlar ona sürekli şöyle diyorlardı:
"Topa sizin gibi vurabilmek için her şeyimi verirdim. "
Bir gün yine aynı sözlerle karşılaşan Player, sonunda kendini tutamayıp karşılık verdi:
"Hayır, vermezdiniz. Topa benim gibi vurabilmek için her şeyi ancak kolay olsaydı yapardınız! Topa benim gibi vurmak için ne yapmanız gerekiyor biliyor musunuz? Her sabah saat beşte kalkıp, golf sahasına gidip bin tane topa vurmanız gerekiyor. Elleriniz kanamaya başlayınca kulüp binasına gidip elinizdeki kanı temizledikten sonra bir bant yapıştırıp, bin tane topa daha vurmanız gerekiyor. İşte o zaman topa benim vurduğum gibi vurabilirsiniz. "
  
"Başarılı olmayı herkes ister; ancak onu elde etmek için gerekli olan özveriden çoğu kişi kaçınır. "

25 Şubat 2015 Çarşamba

Nasıl Öğreniyoruz?

Çoğumuz dünyayı beş duyumuzla algılıyoruz ama onları beynimize iletme şeklimiz aynı değil. Bir şey öğrenirken aklımızda olan şeyler çoğumuzunkinden aynı şekilde olmayabilir. Öyleyse Jules Verne’den esinlenerek ‘Kafanın Merkezine Seyehat’ yapalım. ‘Dondurma’ sözcüğünü okuyun ve birkaç saniye sonra aklınızdan neler geçtiğine bakın. Neler geçiyor?
Bu kelimeyi kime söyleseniz her bir kişide farklı çağrışımlar yapacaktır. Bu çağrışımlar tercihlerimizle ilgili fikirler verebilir. Gözümüzün önüne görüntü ya da resim geliyorsa görsel, kafamızın içinde konuşuyorsak sözel, duyumsu yorsak kinestetik algılarımız var demektir.

Bir şeyi öğrenmeye çalışırken aklımızda neler olup bittiğini öğrenmek önemlidir. Böylece artık şöyle söylemek mümkün değildir; ’Ne kadar kolay görüyor musun?’ ya da ‘Çok kolay’ kendi kendine tekrar et.’ veya ‘Bu konuyu birkaç kez yaz öyle çalış.’ vb. teknikler işe yaramaz. Çünkü aynı akılda tutma stratejilerini kullanmıyoruz ve aynı şekilde öğrenmiyoruz. Hepimizin kendi anımsama tercihlerimiz vardır ve öğrenme profilimizi bunlar belirler. Tek bir anımsama şekli yoktur. Yapmamız gereken işe bağlı olarak bazen birçok anımsama şeklini bir arada kullanabilmektir.

Koçluk Nedir?

Koçluk nedir?                                                                                   Bir kimseyi olduğu yerden, olmak istediği yere götürmeyi amaçlayan, çalışma prensipleri ve sistemi olan bir yol arkadaşlığı sürecidir.   
                                                                                               
2   Öğrenci koçu neler yapabilir?
 Danışan öğrencinin kendini tanıması (Temsil sistemlerini vb.)  eğitim yaşamı ve sosyal yaşamında hedeflerini objektif belirleyebilmesi, performansının artması, olduğu yerden, olmak istediği yere gitmesi ..vb. konularda  yol arkadaşlığı yapabilir.

3  Koçluk ile danışmalık süreçleri arasındaki farklar nelerdir?

Koçluk Psikoterapi değildir. Koçlukta akıl verilmez, tavsiyeler verilmez, yargılama yapılmaz. Koçluk hedefe giden yolda yol arkadaşlığı yapmaktır.